Bipolar Bozukluk Nedir Belirtileri Nelerdir Nasıl Tedavi edilir

ağlayan palyaço ile ilgili görsel sonucu

Bipolar Bozukluk Nedir?

Bipolar bozukluk (iki uçlu duygulanım bozukluğu), belirtileri bir dönem yüksek ruh halli maniye ve bir dönem düşük ruh halli majör depresif bozukluğa benzer olmak üzere, kişinin duygu durumunda aşırı ve zıt yönlü değişiklikler tecrübe etmesi ile karakterize edilen bir zihinsel hastalıktır. Yükselen duygu durumu, duygu durumunun şiddet seviyesine ya da psikoz belirtilerinin mevcudiyetine bağlı olarak, mani veyahut hipomani olarak isimlendirilir.Mani esnasında, hasta kimse, anormal düzeyde enerjik, mutlu veya fevri hissetmekte ya da davranışlar göstermektedir.

Hastalığın kullanılan diğer tanımlayıcı terimleri arasında iki uçlu duygu durum bozukluğu, bipolar afektif bozukluk, manik depresif bozukluk, manik depresyon ve manik atak sayılabilir. Bipolar bozukluğun sebebi chickenüz tümüyle anlaşılamamıştır; fakat, çevresel ve genetik etmenlerin rol aldığı düşünülmektedir. Bircok genin hastalık riskine etki ettiği bildirilmektedir.

Bipolar bozukluk, kişinin depresyon ve/veya mani, hipomani, ve/veya karışık durumlar geçirdiği duygu durum bozuklukları sınıfını kapsayan tanısal kategoridir. Kişinin, depresif eğilimlerin yoğun yaşandığı dönemlerle, taşkınlık, coşkunluk olarak tanımlanabilecek mani dönemleri, bu bağlamda Bipolar Bozukluk ya da Manik Atak olarak tanımlanan bir rahatsızlıktır. DSM-IV adlı tanı ve istatistik kriteri ile teşhis konur. Bu hastalığın genelde yirmili yaşlarda ortaya çıktığı çeşitli kaynaklarda belirtilmektedir. Tip 1 , Tip 2 ve Tip 3 olarak  3’e ayrılır.

bipolar bozukluk nedir ile ilgili görsel sonucu

Belirtileri

Mani, bipolar bozukluğun tanımlayıcı özelliklerinden biridir  ve farklı şiddet düzeylerinde gerçekleşebilir. Hipomani olarak adlandırılan orta düzey şiddetteki mani içinde bulunan bireyler zinde ve kolaylıkla heyecanlanabilmekte (uyarılgan) olup; genellikle yüksek seviyeli bir üretkenlik içerisindedirler. Hipomani ilerlemesi halinde, hasta bireyler birden değişen ve fevri davranışlar gösterebilir. Bu hasta bireyler, geleceğe dair sıklıkla kötü kararlar alabilmektedir gerçekçi olmayan geleceğe dair düşünceler geliştirmekten ötürü ve daha az uyumaktadırlar.[8] Mani bireyler, ekstrem durumlarda, psikoza uzanacak boyutta halüsinasyonlar görebilir, var olmayan sesler duymaya başlayabilir veya evrene – çevresine dair kuruntulu ya da çarpık inanişlar geliştirebilir. Bir mani dönemi ardından genellikle bir depresif dönem tecrübe edilir. Mani ya da hipomani döneminden depresif döneme, ve tam tersi, geçisten sorumlu biyolojik mekanizmalar, günümüzde bütünüyle keşfedilememistir.

Ä°lgili resim

Mani Dönemi

Mani, hayatin akışına aykırı bir anormallik gösterecek şekilde en az bir hafta suresince ‘yükselen’ duygu durumu tecrübe edilmesi olarak tanımlanabilir. Bu duygu durumu, öföriden (yerinde duramama, zindelik hissiyatı, mutluluktan uçma vb.) deliriuma (bilincin ve algının kaybolması hali, hezeyan vb.) uzanan bir yelpaze içindedir.

Hipomani veyahut mani tecrübe eden bir bireyin, sıralanan su davranışların en az ucunu göstermesi beklenir: konuşma baskısı (kesintisiz ve hızlı konuşmak), kısa dikkat süresi, hedefler belirleme eyleminde artış, ajitasyon; hiperseksüalite veya aşırı maddi harcama yapmak gibi tepisel, yüksek riskli davranışlar geliştirme.

Bir bireyin mani dönemi tecrübe ediyor olup olmadığına dair kesin kanaat, bu davranışların ancak, hasta bireyin sosyal veya is hayatini sekteye uğratması halinde getirilmektedir. Bu dönem rahatsızlığına müdahil olunmadığı takdirde, bir mani dönemi genellikle üç ile altı ay süresince devam eder.

Hipomani veya mani bireylerde uyku ihtiyacının azalması, muhakemenin zayıflaması, çok hızlı ve abartılı konuşulmaya başlanması gözlenebilir. Mani bireylerde, bir “kendi kendini tedavi etme yöntemi” maksatlı, yıllarca sündürülmüş bir madde bağımlılığı geçmisine rastlanabilir. Bu dönemde, birey kendisinin durdurulamaz olduğunu hissedebilir; “seçilmis bir kisi” ve bir “özel görev”le yükümlü olduğunu düşünmeye başlayabilir ya da büyüklenmeci-delüzyonal fikirlere sahip hale gelebilir. Bu duygu durumu hali, saldırgan davranışlara dönüşebilir ve kimi zaman bireyin bir ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde yatılı tedavi görmeye mecbur bırakılmasına yol açabilir. Mani belirtilerinin şiddet düzeyi, Young Mani Derecelendirme Ölçeği gibi ölçeklerle niceliklendirilmeye çalışılabilir; fakat, bu tip ölçeklerin geçerlik ve güvenirlik düzeyi günümüzde araştırma konusudur. Bir mani ya da depresif dönem başlangıcı habercisi çoğunlukla uyku bozukluklarıdır. Mani döneminden 3 hafta öncesine kadar duygu durum değişimleri, psikomotor ajitasyon ve beslenme düzeninde değişme ve anksiyetede artış gerçekleşebilir.

bipolar bozukluk nedir ile ilgili görsel sonucu


Hipomani Dönemi
Hipomani, bir seviye düşük şiddette mani olarak tarif edilebilir. Hipomani, maniye karşı düşen tüm kıstasların en az dört gün tecrübe edilmesi olarak kavramsallaştırılmıştır. Lakin, bu tecrübeler, sosyal veya is hayatında bireyin kabiliyetlerini önemli ölçüde olumsuzlamaz; delüzyon ya da varsanı (halüsinasyon) psikozlarını barındırmaz ve bireyin, ruh-sinir hastalıkları hastanesinde müşahede altında bulundurulmasını gerektirmez. Aksine, hipomani dönemlerinde bireyin genel faal halleri güçlenebilir; bu durum, kimi araştırmacılar tarafından bir savunma mekanizması olarak değerlendirilmiştir. Hipomani dönemleri nadiren maniye evilir. Hipomani tecrübe eden kimi bireylerde yaratıcılık artışı rapor edilmiş iken; kimilerinde asabiyet artışı veya muhakame zayıflaması gözlemlenmiştir.
Hipomani, kimi bireylerde olumlu hisler yaratabilmektedir; fakat, bu dönemi tecrübe etmiş birçok bireyin rapor edilmiş beyanatina göre, tecrübe beklentisinin oluşturduğu stres çokça sancılı bulunmuştur. Hipomani dönemindeki bipolar bozukluk hastaları, kendilerine ait eylemlerin, kendi etrafında olan bireyler üzerindeki etkilerini fark edememek veya bu etkileri unutmak eğiliminde istem dışı bulunabilir. Hasta bireyin aile üyeleri ya da arkadaşları, bireyin duygu durumu çalkantılarını gözlemleyebilmesine karşın, genellikle, birey bu çalkantılı surecin ayrımında olmaz. ‘Hipomanik bir eylem’, depresif bir dönem ile takip edilmediğinde veya duygu durum çalkantılarının kontrol-dışı, aniden değişebilen olmadığı hallerde, genellikle birey ve çevresi için sorun yaratıcı olarak görülmez. Dönem semptomları, genellikle birkaç hafta ile ay arası kadar sürer.
Ä°lgili resim
Depresif Dönem
Bipolar bozukluğun depresif dönem semptomları şunlardır: üzüntü, sinir ve alınganlık duygularının direşken olması, kam alınan aktivitelere ilgisizleşme / kayıtsızlaşma, aşırı ya da yersiz suçluluk hissi, umutsuzluk, çokça ya da çok az uyumak, iştah ve/veya kiloda değişimler, bitkinlik, zihinsel odaklanmada zorlanma, kendinden nefret etme veyahut değersizlik hissiyatı, ölümü sıkça düşünmek ve intihar fikrine kapılmak/planını yapmak. Ağır vakalarda, birey psikoz semptomları gösterebilir. Bu ağır vaka, ‘psikoz özellikleri gösteren ağır bipolar bozukluk’ olarak da adlandırılmaktadır. Bu semptomlar, delüzyon ve halisünasyondur. Bir depresif dönem, en az iki hafta sürmektedir; müdahil olunmadığı takdirde intihar ile neticelenebilir.
Rahatsızlığın ortaya çıkış yaşı azaldıkça, rahatsızlık dönemlerinin ilk birkaçının depresif dönem olma ihtimali artmaktadır. Bipolar bozukluk teşhisinde en az bir dönem mani ya da hipomani tecrübesi rapor edilmesine gerek duyulduğu için, birçok bireye istemeyerek majör depresif bozukluk tanısı konmakta ve birey, reçete edilen antidepresanlar ile hatalıca tedavi edilmeye çalışılmaktadır.
Ä°lgili resim
Nedenleri

Bipolar bozukluğa yol açan mekanizmalar kesin olarak bilinmemektedir ve bireyden bireye farklılık gösterebilir. Hastalığın oluşma riskini %60-80 bandında genetik etmenlerin oluşturduğu düşünülmektedir. Bipolar spektrumunda kalıtsallık oranı 0.71 olarak tahmin edilmektedir. Bu tip bipolar bozukluğa ait konkordans oranları, araştırmalarda, tek yumurta ikizleri için mütemadiyen %40 oranında tespit ediliyorken, bu oran çift yumurta ikizleri için %5 civarında buluna gelmektedir. 1. ile 2. tip bipolar bozukluk ve siklotimik bozukluk kombinasyonu tecrübe eden çift ve tek yumurta ikizlerinde de, bir önceki çalışma sonucuna benzer olarak, ilgili oran sırasıyla %42 ve %11 olarak not edilmiştir. Unipolar bozukluğa ait kondordans oranlarını araştıran bir diğer bilimsel çalışmada, bu oran tek yumurta ikizleri için %67 rapor edilmiş iken; çift yumurta ikizleri için %19 olarak öne sürülmüştür. Yukarıdaki araştırmaların tümünde, çift yumurta ikizlerine ait konkordans oranlarının nispeten düşük olması, hastalık oluşumu üzerinde aile ve çevre etkisinin kasıtlı olduğu çıkarımını önermektedir; fakat, bu tip araştırmaların doğası itibarı ile  dar kapsamlı örneklemelere dayanıyor olması, bu önermenin kesin ispatını zorlaştırmaktadır.
bipolar bozukluk nedir ile ilgili görsel sonucu
Genetik
Kimi davranışsal genetik araştırması, pek çok kromozom bölgesinin ve aday genin, her biri hafif veya orta etkili olmak üzere, bipolar bozukluk yatkınlığı ile etkileşimde bulunduğunu önermiştir. Bir araştırmada, bipolar bozukluk riskinin, bipolar bozukluk tecrübe etmiş bireylerin birinci dereceden yakınlarında, toplum ortalamasına nispeten yaklaşık 10 kat yüksek olduğu bildirilmiştir. Ayrıca, aynı çalışmada, majör depresif bozukluk riskinin de aynı gruplar için üç kat yüksek olduğu belirtilmiştir.
Maniye dair ilk genetik bağlantı sonucunun 1969 senesinde keşfedilmesine karșın, günümüze kadarki araştırma sonuçları birbirini desteklememektedir. Bu yazının yazıldığı ana değinki en kapsamlı ve en son genom çapında ilişkilendirme çalışması herhangi tek bir lokusun bipolar bozukluktan sorumlu olduğuna dair bir sonuca ulașmamıştır.
BDNF, dopamin reseptörü D4, d-aminoasit oksidaz ve TPH1’nin polimorfizmleri, sıkça bipolar bozukluk ile ilişkilendirilmiş ve ilk zamanlarda geçmiş-verilerin analizi ile ispat edildiğine kanaat getirilmiş; fakat, ilgili testlerdeki birtakım doğrulamalar’ ın üzerine, bu grup gen ve bipolar bozukluğun ilintili oluşuna dair kesin yargı geri çekilmiştir.Buna karşın, yeni bir çalışmada, TPH1’deki iki farklı polimorfizmin, bipolar bozukluk ile ilintili olduğu gözlemi rapor edilmiştir.
Ä°lgili resim
Çevresel
Çevresel etmenler bipolar bozukluk oluşumu ve sürecinde önemlidir ve bireyin psiko sosyal özelikleri bireyin genetik nizamı ile etkileşebilir. Yakın zamanda vuku bulan hadiseler ve bireyler arası ilişkiler de, bipolar bozukluk dönemlerinin oluşumu ve tekrar edişinde, unipolar bozuklukta olduğu gibi bir ihtimalle etkili olabilir.
Ä°lgili resim
Nörolojik
Nispeten daha az etkili olsa da, bipolar bozukluk ya da benzeri rahatsızlıklar, devamda aktarılan nörolojik durum veya yaralanmalar sonucu ortaya çıkabilir: inme, travmatik beyin yaralanması, HIV enfeksiyonu, multipl skleroz, porfiria ve ender olarak temporal lob epilepsisi.
Ä°lgili resim
Tedavi
Tedavi edilmediği durumda ağır bir seyir izleyebilen bir psikiyatrik rahatsızlıktır.
Bipolar Bozukluk bazı kişilerde mevsimsel bir dalgalanma gösterir. Sonbahar ve kış, depresif durumun, ilkbahar aylarıysa manik atakların gözlendiği aylardır. Daha nadir olarak tam tersi de gözlenebilir.
Duygu durumların yoğunluğu ve süresi kişiden kişiye büyük ölçüde değişir.
Bipolar bozukluk tedavisinde duygu durum dengeleyicisi (lityum karbonat, valproat vb.) ilaçlar kullanılır. Yineleyen hastalık dönemleri (mani, depresyon, hipomani gibi) nedeniyle duygu durum dengeleyici ilaçların doktor kontrolünde uzun yıllar alınması gerekebilir. Bazı antiepileptik ilaçlar ve antipsikotikler de bipolar bozukluk tedavisi için kullanılmaktadır.
Bipolar bozukluk genellikle ilaç ile tedavi edilmektedir. Psikiyatristler ve pratisyen hekimler genel olarak bipolar bozukluk semptomlarını azalmak için etkin ilaç tedavisini tercih ederler. Doktorunuz ile sürekli iletişimde kalmak, doktorunuzun söylediklerini harfiyen uygulamanız hastalığın tedavisinde önemli bir yere sahiptir. Bipolar bozukluk rahatsızlığı boyunca toplum hayatına uyum sağlamak, insanlardan uzak durmamak oldukça önemlidir. Hastalığın tedavisi ilaç kullanımı ile yapılıyor olsa da psikolojik rahatsızlıklarda moralin yeri unutulmamalı, bipolar bozukluğu bulunan kişinin morali yüksek tutulmalıdır.
Tedavi Sonrası
İlaçla tedavi, hastalığın kontrol altına alınması içindir. Kişi, bir psikiyatrist doktor ve psikolog yardımı ile, depresyon eğilimlerine karşı bir savunma geliştirmelidir. Yine de manik ataklar önlense bile, kişide genel bir durgunluk gözlenebilir. Kişi, bu eğilime karşı da hazırlıklı olmalı, yoğun depresif süreçlerde gerektiğinde müdahale edilmelidir.