Trikotilomani Nedir Saç Yolma Hastalığı Nasıl Anlaşılır

Arkadaşlar bu gün sizler için araştırdığım konu biraz ilginç. Yaygın olarak görülmekle birlikte hastalık olarak değerlendirilmemesi de ayrı bir ilginç. Duruş bozukluğu yada vücuttaki kıldan kurtulmak için algılansa da altında ciddi sonuçlar doğurabilecek bir psikolojik durum ortaya çıkıyor. İyi Seyirler.

İlgili resim

Trikotilomani Nedir?

Trikotilomani, ilk kez 1889 yılında, saçlarını tutamlar halinde koparan ve bir tür alopesi olarak değerlendirilen bir hastanın incelenmesi sonucu, dermatolog Hallopeau tarafından tanımlanmış ruhsal bir bozukluktur. Trikotilomani, eski Yunanca bir sözcük olup, “saç koparıyorum” anlamına gelmektedir. Günümüzde trikotilomani, kelliğe gidebilecek kadar kişinin saçını tekrarlayan bir tarzda kopardığı, saç koparma öncesinde gerginlik duyumunun, saç koparırken haz almanın görüldüğü bir bozukluk olarak tanımlanıyor ve bazı kaynaklarca Alışkanlık ve Dürtü Bozuklukları’ tanı grubu içinde yer alıyor. Trikotilomani hastalarında, en sık saç koparmanın, daha seyrek olarak da kaş, kirpik, sakal, koltuk altı ve kasık gibi bedenin çeşitli bölgelerinden kıl koparmanın görüldüğü bildirilmektedir.

En çok yolunan vücut bölgesi saçlardır. aslında elin en rahat eriştiği, neredeyse her ortamda gizlice bile yapılabileceği yer olduğu için Kılın olduğu bütün bölgeler, başa göre daha nadir de olsa yolunur. Kaşlardan, kasık bölgelerinden, koltuk altından, göğüslerinden, kollarından tüy yolanlar vardır. Geçen yıllarda Amerika’da yapılan bir araştırmada 2500 üniversite öğrencisi incelenmiş, her 200 öğrenciden birinde kıl koparma hastalığı tespit edilmiştir. Hatta bazı araştırmalarda nüfusun %4’ünün hastalık derecesinde kendi tüylerini yolduğu bildirilmiştir. Hastalığın ortalama başlangıç yaşı 17’dir. Ancak okul öncesi dönemde bile başlayabilmektedir. Kızlarda erkeklere göre dört kat daha fazla görülür.

İlgili resim

Nasıl Ortaya Çıkar?

Çocuklarda tırnak yeme, parmak emme, burun karıştırma, masturbasyon, okul sorunları ve arkadaşlarla geçinememe gibi sorunlar trikotilomaniye sıklıkla eşlik eder. Obsesif kompulsif, histrionik, borderline, pasif agresif kişilik bozukluklarında görülme sıklığı daha yüksektir.

Trikotilomaninin sebebi net olarak bilinmemektedir. Psiko analitik görüşe göre psiko seksüel gelişim sorunlarına bağlı kendinden nefret, kendinden tiksinme eyleminin bir sonucudur. Davranış teorileri ise saç ve kıl yolmayı, parmak emme, burun karıştırma ve tırnak yeme gibi anksiyete azaltmaya yönelik bir eylem olarak tanımlar. Birçok otör azalmış öz güvenle bağlantısına işaret ederek, sıklıkla ergenlikte başlamasını buna bağlarlar. Depresyon ve anksiyete varlığı trikotilomani belirtilerini kötüleştirir.

Hastaların büyük çoğunluğu beyazlaşmış saçları koparmanın daha büyük haz verdiğini ifade ederken, %80’e yakın hasta koparma esnasında acı hissetmez. Hastaların hemen hemen tamamı koparma öncesi büyük bir gerginlik hissetmekte, koparma sonrası büyük bir rahatlama ve tatmin tanımlamaktadır. Hastaların yaklaşık yarısında ağız ile ilgili bazı davranışlar da görülmektedir. Bunlar kılı dudaklarına değdirmek, yanaklarına sürmek, kılı veya kıl kökünü ısırmak, ağız etrafına değdirmek, kılı ısırarak koparmak gibi davranışlardır. Trikofaji (kıl yemek) klinik olarak önemlidir, trikobezoarlara yol açarak bağırsakta tıkanma sebebi olabilirler.

İlgili resim

Nasıl Tedavi Edilir ?

Tedavide klorpromazin, amitriptilin, imipramin, fluoksetin, klomipramin, paroksetin, lityum gibi değişik ilaçlar anksiyete ve duygudurum bozukluğunun şiddetine göre tercih edilmektedir.

Asıl tedavide davranış terapileri gerekir. Davranış terapilerinin değişik kombinasyonlarıyla tam düzelme sağlanabilir. Bu amaçla;

Hasta davranışının farkındalığı arttırma çalışmaları yapılır. Saç koparmayla ilgili hastaya günlük tutturulur. Bazen sadece hastanın kendi yaptığı kayıtlarla bağlantılı olarak bile saç koparmada belirgin azalma gözlemlenebilir. Okuma, televizyon izleme, sinirlilik, sıkıntı, güvensizlik, sosyal ortamlara girme gibi saç koparmayı tetikleyen durumların tespiti yapılır. Bu sayede hasta böyle durumlara girdiğinde saç koparmayı önlemeye hazırlıklı davranır.

Saçı düzeltme, yüze dokunma, yüzü kaşıma gibi hastayı saç koparmaya yönelten eylemleri belirlemesi sağlanır. Hastanın tedaviye uyumunu arttırmak için saç koparmadan kaynaklanan hayal kırıklıkları, öfke gibi duyguların bilinçdışı yönleri irdelenir.

Saç koparmanın otomatikliğini kaldırmaya yönelik, ayna karşısında aynı hareketin taklidi gibi farkındalık eğitimi verilir. Anksiyete ve stresin ağır bastığı olgularda gevşeme teknikleriyle desteklenir.

Elini yumruk yapma, bacak bacak üstüne atma gibi saç koparmaya alternatif olacak, zarar vermeyecek ve tuhaf karşılanmayacak seçenek tepki oluşturulmaya çalışılır. Bu tepki hızlı ve etkili bir tedavi yöntemidir.

Bu davranış terapilerinin hipnoz ile desteklenmesi yüzde 100’e yakın bir başarı sağlar.