Mitolojik Arketipler Umay Ana

Mitolojik Arketiplerle ruhsal sağaltım.

Mitolojik Arketipler Umay Ana : Arkadaşlar Merhaba, Dergi Kafası yazar ekibimizin en yeni üyesi olan Beyaz ÖZBALÇIK ile çok farklı bir yazı serisini karşınıza getiriyoruz. Hem öz tarihimizde ve kültürümüzde unuttuklarımızı hatırlayacak, hem de okuması çok keyifli, heyecanla beklediğimiz bir yazı dizisi olacak.

Batı Yunan mitolojisini Tüm dünyaya aitmiş gibi ir algı yaratmaya çalışırken, araya Çin, Tibet, Hindistan girdi. Tüm bu mitolojik karakterlerden çok daha önce var olan ve günümüzde hala varlığını inanç bazında hissettiren Türk mitolojisi bir türlü hak ettiği yeri  bulamadı.

O halde bir selam çakıp geçmişimizi onurlandıralım. Ve bu çağımız insanındaki izlerini sürelim. Ve kim bilir belki birilerinin de derdine derman olmak için bir yol açılmış olur.

Umay Ana

umay ana - Google Arama | Mitoloji, Şamanizm, Tanrıçalar

Umay ana gök tengriden sonra gelen ikinci Tanrıdır. Çocukların ve kadınların koruyucusu yaşam ağacının sahibidir.

Türkler çok geniş bir coğrafyaya yayılmış olduklarından efsane (inanç) değişimler göstermektedir. Ancak temel olarak Umay ana baş tanrıçadır. Türk Toplumlarında neredeyse Gök Tengrinin eşitidir. Bu özelliği ile diğer hiçbir inanç ya da mitolojide olmayan bir dayanak sunar bize. Kadın erkek “eşitliği” birlikteliği. Bu birliktelik bize Türk toplumlarında kadınla erkeğin yeri konusunda tanrısal bir koşul olarak sunulmaktadır.

O, en yükseklerde uçan hüma kuşudur. Kaf dağının ardındaki zümrüd-ü ankadır.

Bu yönleriyle bakıldığında diğer arketiplerden çok farklılık gösterir. Bir yandan en yükseklerde uçarak Türk yurtlarını korur, diğer yandan ulaşılması imkansızdır.

Mitolojik Arketipler Umay Ana

Hüma Kuşu-Umay ana, figürü Selçuklu | Sanat tarihi, Mitolojik yaratıklar,  Sanat

Bizim ruhumuzu sağaltacak olan onun küllerinden yeniden doğan zümrüdü anka olma özelliğidir. Bu özelliği yunan mitolojisinden Demeter efsanesi ile bir karşılaştırma yaparak devam edelim.

Özetle, Demeter in kızı yer altı tanrısı hades tarafından alıkonulunca demeter yasa boğulur. Doğada kıtlık başlar. Toprak verimsizleşir. Tanrılar bu duruma bir çözüm bulurlar. Persefone yılın 6 ayını yeryüzünde annesinin yanında, 6 ayını yer altında hadesin yanında geçirecektir. İşte böylece mevsimler doğar.  Bu durum ölüm-doğum-ölüm döngüsünü anlatsa da yeniden yaratım yoktur. Bir döngü bir devinim sunar.

Fakat Anka kuşu efsanesinde Ateş ve yok oluş vardır. Yine Ateş Türk toplumlarında kutsal sayılır. Ve Ateşin sahibi ve koruyucusu bir baş kadındır. Ocak kültüne bir başka yazıda değiniriz. Anka kuşu her seferinde yanarak yeniden doğar. Bu efsanede bir tümden yok oluş ve tümden bir var oluş vardır. Kül cansızdır. Külün üzerinde hiçbir şey var olmaz. Oysaki Anka kuşu kendini bu hiçlikten yeniden var  olan olarak karşımıza çıkar. Bu ancak Tanrısal bir olgudur.

Zümrüdüanka Kuşu nedir? Zümrüdüanka Kuşu efsanesi

Türk tarihine baktığımızda, bir çok kere yok oluşun eşiğine gelmiş ancak yeniden doğmuştur. Bireysel yaşamlarımızda, yok olarak hiçliğe karışarak nasıl yeniden kendimizi  var edeceğimizin ipuçları geçmişimizde gizli.

Bu bir başlangıç yazısı elbet. Bir sonraki yazıda ruhsal yolcuğumuzda kaf dağının arkası ve önemine değineceğim.

Esen kalın

Beyaz ÖZBALÇIK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir